A
Boya, ev dekorasyonunda yaygın olarak kullanılan bir yapı malzemesidir. Pek çok insanın boyanın nasıl seçileceği konusunda bir miktar bilgisi olduğuna inanıyorum, ancak bazı tüketiciler seçim sürecinde hala yanlış anlaşılmalara kapılıyor. Bu yanlış anlamaların çoğu bazı eşdeğer kavramlardan kaynaklanmaktadır. Boya seçiminizi hangi eşdeğer kavramların etkilediğine bir göz atalım.
Efsane 1: Kokusuz = Çevre Dostu
Pek çok kişi boya seçerken boyanın güvenli olup olmadığına 'kokmasına' göre karar verir. Bazı tüketiciler, eğer güzel kokuyorsa ya da güzel kokuyorsa çevre dostu olduğu konusunda yanlış anlaşılmaya sahiptir. Aslında boya, aroma vericiler veya az kokulu malzemeler eklenerek kokusuz hale getirilebilir, dolayısıyla kokusuz boya çevre dostu değildir.
Seçim yöntemi: Çevre korumasını görmenin yöntemlerinden biri kokuyu koklamakta yanlış olan bir şey yoktur, ancak daha doğrudan ve profesyonel yöntem, koşullar uygunsa, VOC içeriği, serbest formaldehit miktarı vb. gibi çevre koruma göstergelerinin standartları karşılayıp karşılamadığını görmektir. Tüketiciler, satın alma işleminin kusursuz olması için sahada test etmek üzere profesyonel bir formaldehit test kutusu veya test cihazı bile getirebilirler.
Yanlış anlama 2: Çatlama önleyici boya = belirli bir çatlama önleyici
Boyalı duvarı bir süre kullandıktan sonra çatlamalar az ya da çok ortaya çıkacaktır ve birçok kişi çatlama sorununu çözmek için iyi bir boya seçmeye çalışmaktadır. Piyasadaki bazı boya markaları çatlama önleyici ürünler piyasaya sürdü. Tüketiciler, boyayı geri alırken duvar yüzeyinin çatlamaya karşı dayanıklı olması gerektiğini düşünerek bu iki kelimeden hemen etkileniyorlar. Bu tür yanlış anlamalar çevremizde sıklıkla meydana gelir.
Seçim yöntemi: Kaliteli boya, duvarın çatlama hızını belirli bir dereceye kadar yavaşlatabilir, ancak boyanın çatlama önleyici etkisinin yanı sıra inşaat ve bakım da duvarın çatlama direnci için önemli faktörlerdir. İnce bir boya filmi tabakasının duvarın çatlamasını önleyebileceğini hatırlayın. Bu ifade biraz abartılı. Piyasadaki 'elastik lateks boya' genellikle yalnızca 0,3 mm'nin altındaki mikro çatlakları telafi edebilir. Duvarda çatlak varsa, makyaj yapmak için lateks boya kullanın veya çatlakları doldurmak için çimento kullanın ve ardından boyayın.
Efsane 3: Renk kartının rengi = duvardaki renk
Tüketiciler boya satın alırken renk kartındaki rengi referans olarak kullanacaklardır. Birçok kişi bu renk kartlarındaki rengin duvarın rengiyle aynı olduğu yanılgısına kapılıyor. Işık yansıması ve diğer nedenlerden dolayı odanın duvarları boyandıktan sonra renk, renk kartelasında gösterilen renkten biraz daha koyu olacaktır. Eğer kalitesiz boya ile karşılaşırsanız gerçek renk ile renk kartı arasındaki fark daha fazla olacaktır.
Seçim için ipuçları: Satın alınan boyanın rengi ile duvara uygulandıktan sonra beklenen renk arasında büyük bir sapma olmaması için genellikle beğendiğiniz rengi seçip bir beden daha açık bir renk almanız önerilir, böylece duvar efekti en sevdiğiniz renge daha yakın olacaktır.
Efsane 4: Yüksek fiyat = iyi kalite
Fiyat, boya satın alırken önemli bir referans endeksidir ve birçok kişi, fiyatı yüksek olan bir boyanın iyi olması gerektiği konusunda yanlış anlamalara sahiptir. Bu tüketiciler genellikle boyanın fiyatı ne kadar yüksek olursa o kadar iyi olduğunu, bunun da boyanın orijinal olduğunu kanıtladığını düşünürler ve satın alırken sadece pahalı olanları tercih ederler.
Seçim ipuçları: Fiyat ne kadar yüksek olursa kalite de o kadar iyi olur. Tüketiciler boya alırken referans olarak fiyatı kullanabilirler ancak fiyatı dikkate almanın yanı sıra saygın bir marka seçip boyanın kalitesini test etmek daha önemlidir.
Ev dekorasyonunda boya konstrüksiyonu tüm dekorasyon alanının %80'ini oluşturur ve boya neredeyse evin tamamını kaplar, bu nedenle seçim yaparken hafife alınmamalıdır. Çok sayıda deneyim bize kaplama seçiminde güvenlik, çatlamaya karşı dayanıklılık, renk, kalite gibi pek çok yanlış anlaşılmanın olduğunu söylüyor. Bu özellikler bazı yanlış bilgilerle eşitlenerek yanlış seçimlere yol açmaktadır. Bilgili bir tüketici olarak işin özünü görmeli ve bu eşdeğer kavramlara aldanmamalısınız.